Seyirciyi Nadasa Bırakmak

SEYİRCİYİ NADASA BIRAKMAK

Günümüzde tiyatronun dert yandığı acaba seyirci sıkıntısı mı? Yoksa tiyatroya sahip çıkılmaması mı? Tiyatroların bu dönem seyirci sıkıntısını pek yaşadıklarını düşünmüyorum. Zira birçok oyunu izleyebilmek için haftalar öncesinden bileti almak zorundasınız. Ama hala insanların tiyatroya karşı ilgisiz olduğu söylenmektedir.

İnsanlar tiyatroya hoşlarına gittiği için ve ilgilerini çektiği için gidiyorlar. Birçoğu da sanatsal tercihini başka bir alanda kullanıyor. Çoğu kişi tiyatroya hiç gitmemiş olduğu halde, tiyatronun nasıl bir şey olduğunu bilmediği halde: ‘Tiyatroya ben bir kuruş bile harcamam!’ diyor. Hatta bunun da ötesinde tiyatroya gelenlerin bazıları için de tiyatro olsa da olur olmasa da olur. Bizim bunu iyiye götürecek bir imkânımız olamaz mı? İnsanları, ne yapıp da tiyatroya teşvik edeceğiz ve onları ‘olsa da olur olmasa da olur’ düşüncelerinden nasıl kurtaracağız. Bizim toplumumuzda bir de tiyatro ‘gülmek’ için gidilen yer olarak düşünülmektedir. ‘Komikse gelirim’dir söyledikleri ilk şey! Bir kere bu kafalarındaki tiyatro düşüncesi en başta değiştirmek gerekmektedir. Yoksa seyirci kaybetmemek için sadece komik oyunlar, onların bayılarak sevdiği ‘belden aşağı küfürler’ i söylemek zorunda kalırız! Bu da sanata ve tiyatroya ciddi zarar verir.

Biz tiyatronun gelişmesinin en büyük engelini dikkate almayarak başka sorunları düşünmekteyiz. Tiyatronun en büyük engeli seyircisidir. Tiyatroya en büyük zararı veren seyircisidir. Seyirci ne kadar sanatta değer verirse, ne kadar tiyatroya değer verirse tiyatro da o derece gelişir.

Seyircilerin eğitilmesi ile ilgili Muhsin Ertuğrul: 1927′de yeni seyirciler yetiştirmek için ‘talebe matineleri’ yapmış. Seyircilerin ‘adabını’ oluşturmak için iki sayfalık bir broşür hazırlanmış. Muhsin Ertuğrul’un kaleme aldığı ‘Tiyatro Adabı’ adlı bu broşürün baş sayfasına ‘Bilmeyenler İçin’ kaydının konulması da unutulmamış.

Broşürde özetle şu bilgiler aktarılmakta (Akçura, 1992):

1- Tiyatro eğlence yeri değil, büyükler mektebidir.
2- Tiyatroya mümkün mertebe temiz giyinilip gidilir ve gürültüsüzce bir mevki ye oturulur.
3- Perdenin açılacağını ihbar eden işaretten sonra, perde kapanıncaya kadar artık bir kelime bile konuşulmadan yalnız eder dinlenir. Bir milletin bilgi ve anlayış seviyesi sanat eserlerine ve sanatkârlarına gösterdiği alaka ile ölçülür

Henüz Yorum Yok

Henüz yorum yapılmamış.

Yorumlar RSS Geri İzleme Tanımlayıcısı URI

Yorum yapın